Kurtuluş savaşından bir kaç kare...
Kurtuluş savaşından bir kaç kare...




belki bir gün özlersin
Belkide son bulur içindekiler...

Kaybolur Gözlerinde...

Gülmeyi unutursun zamanla...

...

...

...

...

Ölürsün gün geçtikçe..Bir Daha..Bir Daha..
sustum çünkü kalbim acıyor ...
SUSTUM ÇÜNKÜ KALBİM ACIYOR
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor

duymuyor...
susdum!
susdu dudağımdaki şarkı,gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir

gözlerim konuşuyor yalnız
susdum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar susdum!
susdu benimle deniz,
susdu deli dalgalar,susdu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum

gökyüzü
sustum!
tuz basıp yaralarıma
sustum!
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor..

kimse görmüyor
sustum!
sustu benimle gök,sustu dağ,sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan kimse hissetti mi

saçlarını kokluyorum rüzgarların
dudaklarından öpüyorum hayatı
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
mendil silmiyor,yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor

sustum!
sustu benimle sarı sabır,sustu hasret,sustu zaman
sustum!yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse anlamıyor...

sustum!ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor,geceler avutmuyor
ben sustum!
acılarım konuşuyor yalnız

ben sustum!susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar
gelmiyor bahar kuşlar sevinmiyor yıldızlar küs
ay üzgün,güneş doğmuyor,acılar dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor...

sustum!
sustu benimle sarı sabır,sustu hasret,sustu hayat
sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymuyor...
duymu..
duy...
SENİ SEVİYORUM iclal aydın

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...
Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
her şeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.
Ben seni seviyordum, bilmiyordun.
Sevinçlerim oluyordun ara sıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.
Ve sen yine bilmiyordun.

Kategori: 
22/8/2008