İklim değişikliğinin kurbanları yoksul çocuklar
BM, zengin ve gelişmiş dünyanın yol açtığı iklim değişikliğinin başlıca kurbanlarının milyonlarca yoksul çocuk olduğunu bildirdi.
BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) acil eylem çağrısı yaptığı,"İklimimiz, Çocuklarımız ve Sorumluluğumuz" başlıklı raporunda, iklim değişikliğinin, Asya ve Sahra Altı Afrikası'nda yılda 40 bin ila 160 bin çocuğun daha ölümüne yol açabileceği belirtildi.
Raporda, iklim değişikliği nedeniyle yaşanan ekonomik sıkıntının aileleri, su ve yakıt alıp getirmeleri için çocuklarını, genellikle bir öğün yemeğin garanti olduğu tek yer olan okullardan almaya zorlayacağı kaydedildi.
UNICEF, iklim değişikliğinin neden olduğu çevresel değişikliklerin, şimdiden yılda 800 bin çocuğun ölümüne yol açan sıtma gibi ölümcül hastalıkların görüldüğü bölgeleri artıracağını açıkladı.
Raporda, hava sıcaklıklarının, sanayi öncesi dönemdeki seviyelerin 2 derece üstüne çıkması halinde dünyada 200 milyon kişinin açlık çekeceği, üç derece yükselmesi durumunda ise bu rakamın 550 milyonu bulacağı da ifade edildi.
Örgütün İngiltere yöneticisi David Bull, iklim değişikliğine en az katkıda bulunanlar, yani dünyadaki yoksul çocukların bundan en fazla zarar görenler olduğunu söyledi.
Bilim adamları, dünyada ortalama hava sıcaklıklarının bu yüzyılda 1.6 ila 4 derece artmasını öngörüyor.
Bazı çevreciler de 2 derecelik artışın şu anda ne yapılırsa yapılsın önlenemeyeceğini söylüyorlar.
Küresel Isınma Kurultayı
Türkiye Gazeteciler Cemiyetince (TGC) düzenlenen ''Küresel Isınma Kurultayı'', 7 Mayıs'ta TGC'nin Cağaloğlu'ndaki merkezinde gerçekleştirilecek.
Yapılan açıklamaya göre, kurultay, "Yaşadığımız tek dünyada hepimiz aynı gemideyiz" sloganıyla düzenlenecek.
Panel bölümünde, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun moderatörlüğünde, basının üst düzey temsilcileri tarafından "Medyanın küresel ısınmaya yaklaşımı" konusunun ele alınacağı kurultayın forum bölümünde ise eski TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci, TEMA Vakfı Kurucu Onursal Başkanı A. Nihat Gökyiğit, İKV Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu görüşlerini aktaracak.
Kurultayda özel sektör adına Tesco Toplum ve Devlet ile İlişkiler Direktörü David North ile P&G Global Direktörü Peter White, uluslararası uygulamaları anlatacak. Bir günlük kurultayın bilimsel temelli dokümanları ve sonuç bildirgesi ilköğretim, lise ve üniversitelerle paylaşılacak.
Tesco Kipa'nın katkılarıyla düzenlenen Küresel Isınma Kurultayı'nı şu kuruluşlar destekliyor:
"Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ÇEKÜL, DenizTemiz Derneği TURMEPA, Doğa Derneği, Doğal Hayatı Koruma Derneği, Eminönü Belediyesi, Gebze Organize Sanayi Bölgesi, Greenpeace, İDO, İETT, İGDAŞ, İktisadi Kalkınma Vakfı, İSKİ, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi, Kadir Has Üniversitesi, Kültür A.Ş, Meteoroloji Müdürlüğü, TEMA, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, TÜBİTAK, Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı, TMMOB, TOB, TUROB ve TÜRSAB."
Yapay soğutma Dünya'nın sonunu getirebilir
Bilim adamları, küresel ısınmayla mücadele için dünyanın yapay yöntemle soğutulması çabalarının, ozon tabakasının tahrip olmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Konu hakkında bugün yayımlanan araştırmayı yapanlardan Amerikan Ulusal Atmosfer Araştırmaları Merkezi'nden Simone Tilmes, "üst atmosfere sülfat karıştırılması yöntemiyle dünyanın yapay olarak soğutulmasının tehlikeli yan etkileri olabileceğini, çünkü bu yöntemin ozon tabakasını tahrip edeceğini" bildirdi.
Tilmes, iklim değişikliği önemli bir tehdit oluşturduğu bir sırada, jeomühendislikle ilgili çözüm çabalarından önce daha fazla araştırma yapılmasının gerekli olduğunu söyledi.
Tilmes, stratosfere düzenli olarak sülfat karıştırılması işleminin Arktika üzerindeki ozon tabakasında muhtemelen yüzde 25-75 oranında tahribata yol açacağını ve ozon tabakasında delik bulunan Antarktika'da da bu tabakanın yeniden oluşmasını 30 ila 70 yıl geciktirebileceğini kaydetti.
İklimbilimciler, son yıllarda dünyanın soğutulması ve küresel ısınmanın en ciddi etkilerini azaltmak için jeomühendislikle ilgili çözümleri inceliyorlar.
Üzerinde en çok tartışılan ve özellikle Paul Crutzen tarafından araştırılan yöntem, güneş ışınlarını engellemek ve dünyanın yüzeyini soğutmak için stratosfere düzenli olarak büyük oranda sülfat tanecikleri karıştırılması.
Bu yöntemin, geçmiş dönemlerde birçok kez dünyanın ısısını düşüren ve yüksek oranlarda kükürt taneciği çıkaran yanardağ patlamalarından esinlendiği belirtiliyor
Atmosferdeki karbondioksit alarm veriyor
Amerikan hükümetinin bir raporuna göre, sera etkisine yol açan belli başlı gazlar, özellikle karbondioksit (CO2), kontrol altına alma çabalarına rağmen son yıllarda çok daha hızlı şekilde atmosferde birikiyor.
ABD'nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'nin (NOAA) yer araştırmaları laboratuvarı tarafından yayımlanan raporda, 2007'de atmosferde biriken CO2'nin 2006'ya oranla yüzde 0,6 veya 19 milyar ton artış gösterdiği belirtildi.
Başka bir ifadeyle 2007, CO2 artışının milyonda (ppm) 2,4 ünite veya bir litre havada 2,4 miligram olduğunu belirten NOAA raporunda, 2000'den bu yana yıllık CO2 artışının yılda 2 ünite (ppm), 80'li yıllarda yılda 1,5 ünite ve 60'lı yıllarda yılda 1 üniteden az olduğu vurgulandı.
Dünyadaki CO2 yoğunluğunun ise milyonda 385 ünite olduğu belirtilen raporda, sanayileşme öncesinde bu oranın 280 ünite civarında olduğu ve 1850'den sonra artmaya başladığı kaydedildi.
NOAA raporunda kömür, petrol ve doğal gaz tüketiminin CO2 emisyonunun artışının başlıca sebebi olduğu belirtilerek, okyanuslar, bitki örtüsü ve toprağın havaya salınan CO2'nin yarısını soğurduğu, diğer yarısının ise atmosferde yüzyıllar boyunca kalacağına işaret edildi.
Uluslararası iklim uzmanları grubunun (GIEC) son değerlendirmesine göre de 2007'de hidrokarbon yakıtlardan kaynaklanan CO2'nin yaklaşık yüzde 20'sinin atmosferde binlerce yıl kalabileceği tahmin ediliyor.
NOAA raporunda ayrıca, iklim değişikliğine yol açan sera etkisi gazlarında metanın ise geçen 10 yıl artış göstermemesine karşın geçen yıl 27 milyon ton arttığı belirtilerek, metanın sera etkisine yol açmada CO2'den 25 kat güçlü olduğuna dikkat çekildi.

Kategori: 
20/6/2009