DijitalBlog.Blogcu.Com

Deri hücresinden yavru fare

20/8/2008 · Kategori: BİLİM VE TEKNOLOJİ

Klonlama derken bilim adamları şimdi de yetişkin hayvanların deri hücrelerinden yavru fare elde ettiler. İngiliz The Independent gazetesi haberi "Şimdi klonlanmış bebekleri üretecek teknolojiye sahibiz" başlığıyla verdi. Haberin yayınlanmasıyla birlikte etik tartışmalar yeniden alevlenirken gazete bilimin artık kolayca insan klonlayabilecek teknoloji ve bilgiye sahip olduğunu yazdı. Fare, laboratuvar ortamında döllenen embriyolara yetişkin bir hayvanın deri hücrelerinin eklenmesiyle üretildi. The Independent, bu yöntemin Dolly isimli koyunun klonlanmasında kullanılan yöntemden daha kolay ve verimli olduğunu iddia etti. Yeni yöntemin yan etkilerinin daha az olduğunu belirten uzmanlar bu durumun insanların klonlanmasında kullanılmasını daha kabul edilebilir hale getirdiğine işaret ettiler. Yeni klonlama yönteminin çocuk sahibi olamayan kişilerin kendi genlerini yeni embriyoya geçirebilmesini mümkün kılacağı ifade edildi. Kısır ana babaların kendi biyolojik çocuklarına sahip olma imkânı sunan yöntem Katolik Kilisesinin tepkisini çekti. Kilise ve ABD Başkanı George W. Bush, insan kopyalama çalışmalarını sadece kök hücre üretilmesi şartıyla desteklediklerini açıklamışlardı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Hafıza kartında rekor kapasite

20/8/2008 · Kategori: BİLİM VE TEKNOLOJİ

32 GB hafıza, 20 MB dosya işlem hızıyla dudak uçuklatan SD kart piyasaya çıktı.
Panasonic, dünyanın ilk ‘Class-6’ hızında 32GB SDHC hafıza kartını piyasaya çıkardı. Panasonic’in etkileyici 32GB kapasitesi, saniyede 20 MB’lık dosya işlem hızıyla diğer SD kartlarına oranla çok daha yüksek kapasite sunuyor. 32 GB SDHC hafıza kartı, Panasonic’in pazara yeni sunulan Yüksek Çözünürlüklü SD kamerası HDC-SD9 ile kullanıldığında, HE modunda 1440 x 1080i yüksek çözünürlüklü video görüntülerini yaklaşık 12 saat boyunca ve HA modunda 1920 x 1080i full yüksek çözünürlüklü video görüntülerini yaklaşık 4 saat kaydedebiliyor.

Küçük görünmesine rağmen büyük işler başaran Panasonic 32GB SDHC hafıza kartı, iki adediyle toplam 6.500 mp3’ü cüzdanınızda taşıyabileceğiniz yüksek kapasite sunduğu gibi -25°C ila +85°C arasında çalışabilme özelliği sayesinde onun için sıcak-soğuk fark etmiyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Canlı bilgisayar yapıldı

20/8/2008 · Kategori: BİLİM VE TEKNOLOJİ

Bilim adamları bakterilerin genleriyle oynayarak ilk “yaşayan bilgisayarları” yapmayı başardılar.
Bilim adamları bakterilerin genleriyle oynayarak ilk “yaşayan bilgisayarları” yapmayı başardılar.

Amerika’dan bilim adamları, bakterilerin genlerini değiştirerek “yaşayan bilgisayar” yaptı. Araştırma, bu tür bilgisayarların kullanışlı olduğu kadar, veri saklama ve genetik mühendisliği için de uygulanabilir olduğunu gösterdi.

Kuzey Carolina ve Batı Missouri Devlet Üniversitesi’nden matematikçilerin ve biyologlar, E.koli bakterisine genler ekleyerek, “yanık krep” adı verilen matematik problemini çözmeyi başardılar.

Bu matematik problemi farklı boyutlarda ve yanık bir bölümü olan krepleri içeriyor. Soru ise, bu krepleri, yanık kısmı üst tarafa gelecek şekilde en büyük altta olacak şekilde “en az hamleyle” sıralamak.

Bu deneyde, araştırmacılar DNA parçalarını krep olarak kullandı. E-koli bakterisine başka bakterilerden gen ekleyerek, bu “krepleri” çevirmeleri sağlandı. Ayrıca bakterilere, sadece doğru sıralamada çevirme yaptıklarında, antibiyotiğe dirençli olmasını sağlayan bir gen de eklendi.

Yaşayan bilgisayarların ilk prototiplerinden olan bu bilgisayarların birçok kullanım alanı bulunuyor. Bir kavanozda onlarca milyar bakteri bulunabileceği için sağlanacak bilgi işlem gücünün devasa olacağı belirtiliyor. Bunun anlamı ise daha az yerde daha hız anlamına geliyor. Ayrıca bakterilerin öğrenebilme ve mutasyon yetenekleri nedeniyle bilgisayar teknolojisini çok farklı bir boyut getireceği düşünülüyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Çanak antenlerde büyük değişim

20/8/2008 · Kategori: BİLİM VE TEKNOLOJİ

Çanak antenler artık görüntü kirliliğine yol açmayacak.
Binalarda çirkin görüntü oluşturan çanak antenlerde devrim gibi yeni nesil geliyor.

Binaların duvarlarında nahoş görüntülere yol açan çanak antenler, yerini yeni nesil 'bukalemun' antenlere bırakıyor. Çevreyle tamamen uyumlu olan yeni antenler, görüntü kirliliğine de son veriyor.

İlk olarak İngiltere'de satışa sunulan 'Sqish' adlı antenler, monte edildikleri duvarla aynı görüntüyü paylaşıyor ve dışarıdan da farkedilmiyor.

Bukalemun çanakların, binalara yönelik kısıtlmaların uygulandığı evlerde oturanlar için de elverişli bir seçenek olduğu beliritliyor.

Geleneksek antenlere göre düz ve kare şeklinde olan Squish'in monte edileceği çevreyle uyumu ise basit bir işlemle sağlanıyor. Müşteri, antenin takılacağı duvarın dijital fotoğrafını çekerek üreticiye veriyor. Resim, üretici tarafından antenin üzeirne basılarak kamufle edilmiş halde müşteriye gönderiliyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Depremler tahmin edilebilecek

20/8/2008 · Kategori: BİLİM VE TEKNOLOJİ

Olacak depremi önceden bileceğiz... NASA, depremleri tahmin etme yolunda önemli bir aşamaya gelindiğini duyurdu.
Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, depremleri tahmin etme yolunda önemli bir aşamaya gelindiğini duyurdu.

NASA araştırmacıları, "dünyanın atmosferindeki elektrik hareketliliğiyle altındaki yerküre bölgesinde hemen meydana gelen sarsıntılar arasında yakın bir ilişki" saptadıklarını belirttiler. Araştırmacılar, Çin’deki son şiddetli deprem öncesinde de bu tür sinyaller tespit ettiklerini bildirdiler.

California’daki NASA Ames Araştırma Merkezi’nde görevli fizikçi Minoru Freund, BBC’ye, "Bazı depremlerle deprem öncesi sinyaller arasında açık bir bağlantı kurabileceğimize inanıyorum" dedi. Freund, sağlam bilimsel verilere sahip oldukları konusunda temkinli olduğunu, eldeki bilgileri doğrulamak için bir dizi deney hazırladıklarını sözlerine ekledi.

Atmosferdeki diğer tabakalardan farklı olan iyonosfer, güneşten gelen radyasyona açık olduğu için elektrik yüklü. Uydular birçok kez, deprem bölgelerinin 100 km ve üstündeki atmosfer tabakalarında belli bir hareketlilik saptadı. Bu hareketliliğin en önemlilerinden biri, iyonosferdeki elektron ve diğer elektrik yüklü parçacıkların yoğunluğunda gözlenen değişimler oldu.

NASA araştırmacılarının erken deprem uyarı sistemi geliştirilmesi konusunda işbirliği yaptığı İngiliz Surrey Satellite Technology kurumunun yetkililerinden Stuart Eves, "Eldeki veriler, teknolojik bakımdan bir eşiği atlamaya çok yaklaştığımıza işaret ediyor" diye konuştu. Ancak Eves, deprem meydana gelmeden, etkisinin ne kadar büyük olacağının ve ne kadar süreceğinin tahmin edilemediğini söyledi.

NASA araştırmacıları, deprem habercisi olarak bilinen faktörlerin de bu sisteme dahil edilebileceği inancında. Bunlar arasında depremin merkezinden çıkan güçlenmiş kızılötesi ışınlarla, düşük frekanslı elektrik ve manyetik alan verilerindeki anormallikler de yer alıyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »